-
- Katılım
- 22 Mart 2025
-
- Mesajlar
- 126
-
- Tepkime puanı
- 9
-
- Puan
- 18
Bir yakınımızın acısını içimizde hissettiğimizde ona yardım etmek çoğu zaman kendiliğinden gelir. Bu deneyim, empatinin iyiliğin kaynağı olduğu düşüncesini güçlendirir. Psikoloji ve sinirbilim araştırmalarının çizdiği tablo ise daha karmaşıktır: empati bazen ahlaki davranışı besler, bazen de adaleti zayıflatır. Bu yazı, empatinin bizi her zaman doğruya götürüp götürmediğini ve bu soruyla yakından ilişkili bir başka soruyu, vicdanın nasıl oluştuğunu ele alıyor.
Empati tek bir yetenek değil
Gündelik dilde "empati" birbirinden farklı birkaç süreci kapsar. Decety ve Cowell (2014) bu kavramı üç bileşene ayırmayı önerir. Birincisi, başkasının duygusunu bedenen paylaşmak anlamına gelen duygusal paylaşımdır. İkincisi, ötekinin iyiliğini önemseme isteği olan empatik ilgidir. Üçüncüsü ise karşıdakinin ne düşündüğünü ya da hissettiğini bilinçli olarak zihinde canlandırmak demek olan bakış açısı almadır. Yazarlara göre her bileşen ahlaki yargıyı farklı biçimde etkiler. Bu yüzden empati ile ahlakı eş anlamlı kullanmak yanıltıcıdır.
Bu ayrımın pratik bir karşılığı vardır. Jordan, Amir ve Bloom (2016), başkasının hissettiğini hissetme eğilimi ile başkasının iyiliğini dert edinme eğilimini ayrı ölçeklerle ölçtü. Faktör analizlerinde iki eğilim farklı boyutlarda toplandı. Yardım ve işbirliği davranışını olumlu yönde öngören, ilgiydi. Duygusal empati ise ya bu davranışlarla ilişkisizdi ya da ters yönde ilişkiliydi. Çalışma korelasyonel olduğu için nedensellik kurmaz. Yine de "ne kadar çok hissedersem o kadar iyi davranırım" varsayımına ihtiyatla yaklaşmak için bir gerekçe sunar.
Empatinin kör noktaları
Adaletle çatıştığında
Batson ve arkadaşlarının (1995) deneylerinde katılımcılar, iki kişi arasında daha hoş ve daha nahoş görevleri dağıttı. Katılımcılar yazı-tura gibi rastgele bir atamayı en adil yol olarak görüyordu ve empati duymaya yönlendirilmeyenler çoğunlukla bu ilkeye uygun davrandı. Belirli bir kişiye empati duymaya yönlendirilenler ise kaynakları o kişi lehine dağıtmaya anlamlı biçimde daha yatkındı. Dikkat çekici olan, kayırmacılık yapan bu kişilerin de kendi kararlarını daha az adil ve daha az ahlaki bulmasıydı. Yani empati adalet anlayışını değiştirmeden kararı değiştirdi. Batson ve meslektaşları bu nedenle empatiyle tetiklenen özgeciliği ve adalet güdüsünü, kendi amaçları olan iki bağımsız motivasyon olarak tanımlar.
Yakın olana yönelen bir ışık
Empati herkese eşit dağılan bir kaynak değildir. Xu ve arkadaşlarının (2009) fMRI çalışmasında, Çinli ve beyaz katılımcılarda acıya verilen ön singulat korteks tepkisi, yüz kendi ırksal gruplarından olduğunda daha güçlüydü; başka bir gruptan yüzlerde bu tepki belirgin biçimde azaldı. Decety ve Cowell (2014), benzer grup içi yanlılıkların çocuklarda da görüldüğünü aktarır. Beyin ölçümleri öznel deneyimin ya da davranışın birebir karşılığı değildir. Ancak bu bulgular, empatik tepkinin sosyal yakınlığa göre ayarlandığı düşüncesiyle uyumludur.
Tek bir kişiye kalabalıktan daha fazla yardım etme eğilimi de bu tartışmada sık anılır. Kogut ve Ritov (2005), adı ve fotoğrafı verilen tek bir hasta çocuğun sekiz kişilik bir gruptan daha fazla bağış gördüğünü ve katılımcıların en çok bu koşulda sıkıntı bildirdiğini raporladı. Ne var ki ön kayıtlı ve geniş örneklemli bir yineleme çalışması (Majumder ve diğerleri, 2024) bu etkiyi doğrulayamadı. Bu nedenle tanımlanmış kurban etkisinin gücü ve sınırları hâlâ tartışmalıdır.
Zaki (2014), empatinin kendiliğinden görünse de büyük ölçüde güdülenmiş bir süreç olduğunu savunur. İnsanlar acı, maddi maliyet ya da rekabet gibi nedenlerle empatiden kaçınabilir; olumlu duygu, aidiyet ve sosyal kabul gibi nedenlerle ona yönelebilir. Bu bakış, empatinin hem kırılgan hem de yönlendirilebilir olduğunu düşündürür.
Vicdan nereden gelir?
Empati tek başına yeterli bir pusula değilse, iyi davranışı yönlendiren başka süreçler de olmalıdır. Vicdan, yalnız kaldığımızda bile kurallara uymamızı sağlayan ve onları çiğnediğimizde suçluluk duymamıza yol açan içselleşmiş ölçüttür. Peki bu ölçüt kültürle öğrenilen bir mekanizma mıdır?
İlişki içinde öğrenilen kurallar
Gelişim psikoloğu Grazyna Kochanska'nın boylamsal çalışmaları, erken ebeveyn-çocuk ilişkisinin vicdan gelişimiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Kochanska ve arkadaşları (1995), çocuğun annenin isteğini gönülden benimsediği bağlı uyum ile yalnızca durum gerektirdiği için işbirliği yaptığı durumsal uyum arasında ayrım yaptı. Sonraki içselleştirmeyi yalnızca bağlı uyum öngördü. Kochanska (2002), karşılıklı duyarlılık ve paylaşılan olumlu duygu içeren ilişkilerin, çocuğun ebeveynin değerlerini istekle benimsemesini kolaylaştırdığını farklı çalışmalarda tekrarlanan bulgulara dayanarak özetler. Bu araştırmalar ebeveynliği tek belirleyici olarak göstermez; mizaç gibi başka etkenler de rol oynar.
Filozof Patricia Churchland da benzer bir çizgide, vicdanı bağlanma ve bakım sistemleri üzerine kurulan, toplumsal onay ve onaysızlık yoluyla öğrenilen normların oluşturduğu bir yapı olarak yorumlar (Churchland, 2019). Bu, deneysel bir bulgu değil; nörobiyoloji ile felsefeyi birleştiren kuramsal bir öneridir.
Kültür içeriği verir, öğrenme kapasitesi ortaktır
Sekiz farklı toplumda yürütülen bir araştırma (House ve diğerleri, 2020), yetişkinlerin toplum yanlısı davranışlarının, kendi toplumlarında doğru kabul edilen normla öngörüldüğünü buldu. Çocukların yeni normlara duyarlılığı ise toplumlar arasında benzer biçimde gelişiyordu. Toplumdan topluma değişen davranış farklılıkları da orta çocuklukta, bu duyarlılıkla eşzamanlı olarak ortaya çıkıyordu. Yazarların yorumuna göre normlara yanıt veren psikoloji evrensel olarak gelişir, öğrenilen normların içeriği ise kültüre göre değişir.
Decety ve Cowell (2014), aktardıkları gelişim araştırmalarına dayanarak, iyi ve kötü eylemleri ayırt etmenin bazı öncüllerinin yaşamın ilk yılında görülebildiğini belirtir. Aynı yazarlar ahlakın aynı zamanda bir toplumsal kurum olduğunu ve bazı ahlaki kuralların grup içi kayırmacılık gibi eğilimlerimize karşı işlediğini vurgular. Bu nedenle vicdanı salt kültürel bir öğrenme mekanizması saymak da, tümüyle doğuştan bir duygu olarak görmek de eksik kalır. Mevcut kanıtlar, doğuştan gelen yatkınlıkların ilişkiler ve kültür aracılığıyla biçimlendiği bir etkileşime işaret eder.
Empatisiz bir ahlak mümkün mü?
Buradan empatiyi bütünüyle bir kenara bırakmak gerektiği sonucu çıkmaz. Decety ve Cowell (2014), empatik ilgi eksikliğinin psikopatinin belirgin özelliklerinden biri olduğunu ve suçluluk duymamayla birlikte görüldüğünü hatırlatır. Yazarlara göre empati, ahlaki ihlallerin rasyonelleştirilmesini zorlaştırabilir ve bir kurbanın acısını sona erdirmek için gereken duygusal itkiyi sağlayabilir. Bakış açısı alma ise grup yanlılığını azaltmanın olası yollarından biri olarak öne çıkar.
Sonuç
Empati bizi her zaman ahlaki doğruya götürmez. Yakın olana yönelir, sosyal bağlamla güçlenip zayıflar ve adalet ilkesini bildiğimiz hâlde onu esnetmemize yol açabilir. Öte yandan empatik ilginin yokluğu da ahlaki duyarsızlıkla ilişkilidir. Daha savunulabilir görünen yaklaşım, empatiyi tek başına bir pusula değil, ilgi, bakış açısı alma ve öğrenilmiş adalet ilkeleriyle dengelenmesi gereken bir güç olarak görmektir. Vicdan bu dengenin önemli bir parçasıdır: insanlarda ortak olan bir norm öğrenme kapasitesi üzerine, ilişkiler ve kültür aracılığıyla inşa edilir.
Kaynakça
Empati ve ahlaki karar
Batson, C. D., Klein, T. R., Highberger, L. ve Shaw, L. L. (1995). Immorality from empathy-induced altruism: When compassion and justice conflict. Journal of Personality and Social Psychology, 68, 1042–1054. ProQuest kaydı
Decety, J. ve Cowell, J. M. (2014). Friends or foes: Is empathy necessary for moral behavior? Perspectives on Psychological Science, 9(4), 525–537. https://doi.org/10.1177/1745691614545130
Jordan, M. R., Amir, D. ve Bloom, P. (2016). Are empathy and concern psychologically distinct? Emotion, 16(8), 1107–1116. Duke Scholars kaydı
Kogut, T. ve Ritov, I. (2005). The "identified victim" effect: An identified group, or just a single individual? Journal of Behavioral Decision Making, 18(3), 157–167. https://doi.org/10.1002/bdm.492
Majumder ve diğerleri. (2024). Revisiting the impact of singularity on the Identified Victim Effect: Replication and extension of Kogut and Ritov (2005a) Study 2. Judgment and Decision Making. https://doi.org/10.1017/jdm.2024.31
Xu, X., Zuo, X., Wang, X. ve Han, S. (2009). Do you feel my pain? Racial group membership modulates empathic neural responses. Journal of Neuroscience, 29(26), 8525–8529. https://doi.org/10.1523/JNEUROSCI.2418-09.2009
Zaki, J. (2014). Empathy: A motivated account. Psychological Bulletin, 140(6), 1608–1647. https://doi.org/10.1037/a0037679
Vicdanın gelişimi, öğrenme ve kültür
Churchland, P. S. (2019). On Neuroscience and Morality: Five Questions for Patricia S. Churchland. Undark (röportaj). Undark'taki röportaj
House, B. R., Kanngiesser, P., Barrett, H. C., Broesch, T., Cebioglu, S., Crittenden, A. N., Erut, A., Lew-Levy, S., Sebastian-Enesco, C., Smith, A. M., Yilmaz, S. ve Silk, J. B. (2020). Universal norm psychology leads to societal diversity in prosocial behaviour and development. Nature Human Behaviour, 4(1), 36–44. https://doi.org/10.1038/s41562-019-0734-z
Kochanska, G. (2002). Mutually responsive orientation between mothers and their young children: A context for the early development of conscience. Current Directions in Psychological Science, 11(6), 191–195. https://doi.org/10.1111/1467-8721.00198
Kochanska, G., Aksan, N. ve Koenig, A. L. (1995). A longitudinal study of the roots of preschoolers' conscience: Committed compliance and emerging internalization. Child Development, 66(6), 1752–1769. Iowa Üniversitesi kaydı
Empati tek bir yetenek değil
Gündelik dilde "empati" birbirinden farklı birkaç süreci kapsar. Decety ve Cowell (2014) bu kavramı üç bileşene ayırmayı önerir. Birincisi, başkasının duygusunu bedenen paylaşmak anlamına gelen duygusal paylaşımdır. İkincisi, ötekinin iyiliğini önemseme isteği olan empatik ilgidir. Üçüncüsü ise karşıdakinin ne düşündüğünü ya da hissettiğini bilinçli olarak zihinde canlandırmak demek olan bakış açısı almadır. Yazarlara göre her bileşen ahlaki yargıyı farklı biçimde etkiler. Bu yüzden empati ile ahlakı eş anlamlı kullanmak yanıltıcıdır.
Bu ayrımın pratik bir karşılığı vardır. Jordan, Amir ve Bloom (2016), başkasının hissettiğini hissetme eğilimi ile başkasının iyiliğini dert edinme eğilimini ayrı ölçeklerle ölçtü. Faktör analizlerinde iki eğilim farklı boyutlarda toplandı. Yardım ve işbirliği davranışını olumlu yönde öngören, ilgiydi. Duygusal empati ise ya bu davranışlarla ilişkisizdi ya da ters yönde ilişkiliydi. Çalışma korelasyonel olduğu için nedensellik kurmaz. Yine de "ne kadar çok hissedersem o kadar iyi davranırım" varsayımına ihtiyatla yaklaşmak için bir gerekçe sunar.
Empatinin kör noktaları
Adaletle çatıştığında
Batson ve arkadaşlarının (1995) deneylerinde katılımcılar, iki kişi arasında daha hoş ve daha nahoş görevleri dağıttı. Katılımcılar yazı-tura gibi rastgele bir atamayı en adil yol olarak görüyordu ve empati duymaya yönlendirilmeyenler çoğunlukla bu ilkeye uygun davrandı. Belirli bir kişiye empati duymaya yönlendirilenler ise kaynakları o kişi lehine dağıtmaya anlamlı biçimde daha yatkındı. Dikkat çekici olan, kayırmacılık yapan bu kişilerin de kendi kararlarını daha az adil ve daha az ahlaki bulmasıydı. Yani empati adalet anlayışını değiştirmeden kararı değiştirdi. Batson ve meslektaşları bu nedenle empatiyle tetiklenen özgeciliği ve adalet güdüsünü, kendi amaçları olan iki bağımsız motivasyon olarak tanımlar.
Yakın olana yönelen bir ışık
Empati herkese eşit dağılan bir kaynak değildir. Xu ve arkadaşlarının (2009) fMRI çalışmasında, Çinli ve beyaz katılımcılarda acıya verilen ön singulat korteks tepkisi, yüz kendi ırksal gruplarından olduğunda daha güçlüydü; başka bir gruptan yüzlerde bu tepki belirgin biçimde azaldı. Decety ve Cowell (2014), benzer grup içi yanlılıkların çocuklarda da görüldüğünü aktarır. Beyin ölçümleri öznel deneyimin ya da davranışın birebir karşılığı değildir. Ancak bu bulgular, empatik tepkinin sosyal yakınlığa göre ayarlandığı düşüncesiyle uyumludur.
Tek bir kişiye kalabalıktan daha fazla yardım etme eğilimi de bu tartışmada sık anılır. Kogut ve Ritov (2005), adı ve fotoğrafı verilen tek bir hasta çocuğun sekiz kişilik bir gruptan daha fazla bağış gördüğünü ve katılımcıların en çok bu koşulda sıkıntı bildirdiğini raporladı. Ne var ki ön kayıtlı ve geniş örneklemli bir yineleme çalışması (Majumder ve diğerleri, 2024) bu etkiyi doğrulayamadı. Bu nedenle tanımlanmış kurban etkisinin gücü ve sınırları hâlâ tartışmalıdır.
Zaki (2014), empatinin kendiliğinden görünse de büyük ölçüde güdülenmiş bir süreç olduğunu savunur. İnsanlar acı, maddi maliyet ya da rekabet gibi nedenlerle empatiden kaçınabilir; olumlu duygu, aidiyet ve sosyal kabul gibi nedenlerle ona yönelebilir. Bu bakış, empatinin hem kırılgan hem de yönlendirilebilir olduğunu düşündürür.
Vicdan nereden gelir?
Empati tek başına yeterli bir pusula değilse, iyi davranışı yönlendiren başka süreçler de olmalıdır. Vicdan, yalnız kaldığımızda bile kurallara uymamızı sağlayan ve onları çiğnediğimizde suçluluk duymamıza yol açan içselleşmiş ölçüttür. Peki bu ölçüt kültürle öğrenilen bir mekanizma mıdır?
İlişki içinde öğrenilen kurallar
Gelişim psikoloğu Grazyna Kochanska'nın boylamsal çalışmaları, erken ebeveyn-çocuk ilişkisinin vicdan gelişimiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Kochanska ve arkadaşları (1995), çocuğun annenin isteğini gönülden benimsediği bağlı uyum ile yalnızca durum gerektirdiği için işbirliği yaptığı durumsal uyum arasında ayrım yaptı. Sonraki içselleştirmeyi yalnızca bağlı uyum öngördü. Kochanska (2002), karşılıklı duyarlılık ve paylaşılan olumlu duygu içeren ilişkilerin, çocuğun ebeveynin değerlerini istekle benimsemesini kolaylaştırdığını farklı çalışmalarda tekrarlanan bulgulara dayanarak özetler. Bu araştırmalar ebeveynliği tek belirleyici olarak göstermez; mizaç gibi başka etkenler de rol oynar.
Filozof Patricia Churchland da benzer bir çizgide, vicdanı bağlanma ve bakım sistemleri üzerine kurulan, toplumsal onay ve onaysızlık yoluyla öğrenilen normların oluşturduğu bir yapı olarak yorumlar (Churchland, 2019). Bu, deneysel bir bulgu değil; nörobiyoloji ile felsefeyi birleştiren kuramsal bir öneridir.
Kültür içeriği verir, öğrenme kapasitesi ortaktır
Sekiz farklı toplumda yürütülen bir araştırma (House ve diğerleri, 2020), yetişkinlerin toplum yanlısı davranışlarının, kendi toplumlarında doğru kabul edilen normla öngörüldüğünü buldu. Çocukların yeni normlara duyarlılığı ise toplumlar arasında benzer biçimde gelişiyordu. Toplumdan topluma değişen davranış farklılıkları da orta çocuklukta, bu duyarlılıkla eşzamanlı olarak ortaya çıkıyordu. Yazarların yorumuna göre normlara yanıt veren psikoloji evrensel olarak gelişir, öğrenilen normların içeriği ise kültüre göre değişir.
Decety ve Cowell (2014), aktardıkları gelişim araştırmalarına dayanarak, iyi ve kötü eylemleri ayırt etmenin bazı öncüllerinin yaşamın ilk yılında görülebildiğini belirtir. Aynı yazarlar ahlakın aynı zamanda bir toplumsal kurum olduğunu ve bazı ahlaki kuralların grup içi kayırmacılık gibi eğilimlerimize karşı işlediğini vurgular. Bu nedenle vicdanı salt kültürel bir öğrenme mekanizması saymak da, tümüyle doğuştan bir duygu olarak görmek de eksik kalır. Mevcut kanıtlar, doğuştan gelen yatkınlıkların ilişkiler ve kültür aracılığıyla biçimlendiği bir etkileşime işaret eder.
Empatisiz bir ahlak mümkün mü?
Buradan empatiyi bütünüyle bir kenara bırakmak gerektiği sonucu çıkmaz. Decety ve Cowell (2014), empatik ilgi eksikliğinin psikopatinin belirgin özelliklerinden biri olduğunu ve suçluluk duymamayla birlikte görüldüğünü hatırlatır. Yazarlara göre empati, ahlaki ihlallerin rasyonelleştirilmesini zorlaştırabilir ve bir kurbanın acısını sona erdirmek için gereken duygusal itkiyi sağlayabilir. Bakış açısı alma ise grup yanlılığını azaltmanın olası yollarından biri olarak öne çıkar.
Önemli ayrım: Başkasının duygusunu paylaşmak ile onun iyiliğini önemsemek aynı şey değildir. Araştırmalar, empatinin yol açtığı sorunların daha çok duygusal paylaşımdan, ahlaki davranışa katkının ise daha çok ilgiden kaynaklanabileceğini düşündürüyor. Bu kutu yazının kendi özetidir.
Sonuç
Empati bizi her zaman ahlaki doğruya götürmez. Yakın olana yönelir, sosyal bağlamla güçlenip zayıflar ve adalet ilkesini bildiğimiz hâlde onu esnetmemize yol açabilir. Öte yandan empatik ilginin yokluğu da ahlaki duyarsızlıkla ilişkilidir. Daha savunulabilir görünen yaklaşım, empatiyi tek başına bir pusula değil, ilgi, bakış açısı alma ve öğrenilmiş adalet ilkeleriyle dengelenmesi gereken bir güç olarak görmektir. Vicdan bu dengenin önemli bir parçasıdır: insanlarda ortak olan bir norm öğrenme kapasitesi üzerine, ilişkiler ve kültür aracılığıyla inşa edilir.
Kaynakça
Empati ve ahlaki karar
Batson, C. D., Klein, T. R., Highberger, L. ve Shaw, L. L. (1995). Immorality from empathy-induced altruism: When compassion and justice conflict. Journal of Personality and Social Psychology, 68, 1042–1054. ProQuest kaydı
Decety, J. ve Cowell, J. M. (2014). Friends or foes: Is empathy necessary for moral behavior? Perspectives on Psychological Science, 9(4), 525–537. https://doi.org/10.1177/1745691614545130
Jordan, M. R., Amir, D. ve Bloom, P. (2016). Are empathy and concern psychologically distinct? Emotion, 16(8), 1107–1116. Duke Scholars kaydı
Kogut, T. ve Ritov, I. (2005). The "identified victim" effect: An identified group, or just a single individual? Journal of Behavioral Decision Making, 18(3), 157–167. https://doi.org/10.1002/bdm.492
Majumder ve diğerleri. (2024). Revisiting the impact of singularity on the Identified Victim Effect: Replication and extension of Kogut and Ritov (2005a) Study 2. Judgment and Decision Making. https://doi.org/10.1017/jdm.2024.31
Xu, X., Zuo, X., Wang, X. ve Han, S. (2009). Do you feel my pain? Racial group membership modulates empathic neural responses. Journal of Neuroscience, 29(26), 8525–8529. https://doi.org/10.1523/JNEUROSCI.2418-09.2009
Zaki, J. (2014). Empathy: A motivated account. Psychological Bulletin, 140(6), 1608–1647. https://doi.org/10.1037/a0037679
Vicdanın gelişimi, öğrenme ve kültür
Churchland, P. S. (2019). On Neuroscience and Morality: Five Questions for Patricia S. Churchland. Undark (röportaj). Undark'taki röportaj
House, B. R., Kanngiesser, P., Barrett, H. C., Broesch, T., Cebioglu, S., Crittenden, A. N., Erut, A., Lew-Levy, S., Sebastian-Enesco, C., Smith, A. M., Yilmaz, S. ve Silk, J. B. (2020). Universal norm psychology leads to societal diversity in prosocial behaviour and development. Nature Human Behaviour, 4(1), 36–44. https://doi.org/10.1038/s41562-019-0734-z
Kochanska, G. (2002). Mutually responsive orientation between mothers and their young children: A context for the early development of conscience. Current Directions in Psychological Science, 11(6), 191–195. https://doi.org/10.1111/1467-8721.00198
Kochanska, G., Aksan, N. ve Koenig, A. L. (1995). A longitudinal study of the roots of preschoolers' conscience: Committed compliance and emerging internalization. Child Development, 66(6), 1752–1769. Iowa Üniversitesi kaydı