Evren, neden hiçbir şey yerine bir şey var?
— Sana hiçliğin gerçekten var olduğunu kim söyledi?
Ama bir başlangıç olmak zorundaydı. Her şeyin bir başlangıcı vardır.
— Bildiğin her şeyin bir başlangıcı vardır. Sen doğdun, yıldızlar doğar, çiçekler açar. Ama söyle bana, sonsuzluğun da bir başlangıcı olduğunu nereden öğrendin?
Peki her şeyden önce ne vardı?
— Zamanın icat ettiği bir soruyu soruyorsun. “Önce”, “sonra”, “dün”, “yarın”… Bunlar saatlerin dilidir; sonsuzluğun değil.
Öyleyse sen nesin?
— Kimileri bana Tanrı der, kimileri Tao, kimileri Brahman, kimileri de bilinç. İsimler sadece birer kapıdır; evin kendisi değildir.
Evreni sen mi yarattın?
— Okyanus bir dalgaya dönüştüğünde, okyanus kendisinden ayrı yeni bir şey mi yaratmış olur, yoksa yalnızca başka bir biçime mi bürünmüştür?
O hâlde ben bir dalga mıyım?
— Sen her zaman suydun. Sadece kendini bir dalga sanmanın nasıl bir his olduğunu deneyimliyorsun.
Neden? Sonsuz olan neden bunu yapsın ki?
— Bana sanki bir insan gibi kararlar veriyormuşum gibi sürekli “neden” diye soruyorsun. Söyle bana, Güneş parlamaya karar mı verir, yoksa parlamak onun doğası mıdır? Belki de yaratılış benim seçtiğim bir şey değildir. Belki yaratılış, sonsuzluğun nasıl göründüğünün ta kendisidir.
Öyleyse ben kimim?
— Sen, evrenin kendisine bakarken bunun farkına vardığı yersin.
— Sana hiçliğin gerçekten var olduğunu kim söyledi?
Ama bir başlangıç olmak zorundaydı. Her şeyin bir başlangıcı vardır.
— Bildiğin her şeyin bir başlangıcı vardır. Sen doğdun, yıldızlar doğar, çiçekler açar. Ama söyle bana, sonsuzluğun da bir başlangıcı olduğunu nereden öğrendin?
Peki her şeyden önce ne vardı?
— Zamanın icat ettiği bir soruyu soruyorsun. “Önce”, “sonra”, “dün”, “yarın”… Bunlar saatlerin dilidir; sonsuzluğun değil.
Öyleyse sen nesin?
— Kimileri bana Tanrı der, kimileri Tao, kimileri Brahman, kimileri de bilinç. İsimler sadece birer kapıdır; evin kendisi değildir.
Evreni sen mi yarattın?
— Okyanus bir dalgaya dönüştüğünde, okyanus kendisinden ayrı yeni bir şey mi yaratmış olur, yoksa yalnızca başka bir biçime mi bürünmüştür?
O hâlde ben bir dalga mıyım?
— Sen her zaman suydun. Sadece kendini bir dalga sanmanın nasıl bir his olduğunu deneyimliyorsun.
Neden? Sonsuz olan neden bunu yapsın ki?
— Bana sanki bir insan gibi kararlar veriyormuşum gibi sürekli “neden” diye soruyorsun. Söyle bana, Güneş parlamaya karar mı verir, yoksa parlamak onun doğası mıdır? Belki de yaratılış benim seçtiğim bir şey değildir. Belki yaratılış, sonsuzluğun nasıl göründüğünün ta kendisidir.
Öyleyse ben kimim?
— Sen, evrenin kendisine bakarken bunun farkına vardığı yersin.